Akciğer kanseri yalnızca sigara içenleri tehdit etmiyor. Araştırmalara göre akciğer kanseri tanısı alan kişilerin yaklaşık yüzde 10 ila 20’si hayatı boyunca hiç sigara içmemiş kişilerden oluşuyor. Uzmanlar, özellikle sigara kullanmayan kişilerde de görülebilen akciğer kanserinde radon gazı, hava kirliliği ve pasif içicilik gibi risk faktörlerine dikkat çekiyor.
- Türkiye’de Akciğer Kanseri Tablosu Dikkat Çekiyor
- Sigara İçmeyenlerde En Sık Hangi Akciğer Kanseri Görülüyor?
- Akciğer Kanserinde Genetik Değişiklikler Tedaviyi Etkileyebiliyor
- Radon Gazı Akciğer Kanseri Riskini Artırabiliyor
- Hava Kirliliği ve Pasif İçicilik de Risk Faktörleri Arasında
- Sigara İçmeyenler Akciğer Kanserinden Nasıl Korunabilir?
- Uzun Süren Öksürük Varsa Doktora Başvurun
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre tütün kullanımı her yıl 8 milyondan fazla insanın ölümüne neden oluyor. Türkiye’de ise tütün tüketimine ilişkin veriler, sorunun önemini koruduğunu gösteriyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 15 yaş ve üzerindeki bireyler arasında her gün tütün ürünü kullananların oranı 2022’de yüzde 28,3 iken 2025’te yüzde 30,1’e yükseldi. Sigara tüketimine ilişkin açıklamalarda da Türkiye’deki yüksek kullanım oranlarına dikkat çekiliyor.
Türkiye’de Akciğer Kanseri Tablosu Dikkat Çekiyor
Türkiye’de akciğer kanseri önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. 2023 yılında yaklaşık 41 bin kişiye akciğer kanseri tanısı konuldu. Bu kişilerin yaklaşık 34 binini erkekler, 7 binini ise kadınlar oluşturdu.
Akciğer kanseri ile sigara kullanımı arasında güçlü bir ilişki bulunmasına rağmen hastalık, hiç sigara içmemiş kişilerde de ortaya çıkabiliyor. Uzmanlar, sigara kullanmayan kişilerin uzun süre devam eden solunum yolu belirtilerini göz ardı etmemesi gerektiğini vurguluyor.
Sigara İçmeyenlerde En Sık Hangi Akciğer Kanseri Görülüyor?
Akciğer kanseri, tümörü oluşturan hücrelerin özelliklerine göre farklı türlere ayrılıyor. Sigara kullanımı özellikle küçük hücreli akciğer kanseri ve skuamöz hücreli kanserle ilişkilendirilirken, sigara içmeyen kişilerde adenokarsinom daha sık görülüyor.
Adenokarsinom, akciğerdeki salgı üreten hücrelerden gelişen bir kanser türü olarak biliniyor. Bu hastalık, sigara kullanmayan kişilerde de ortaya çıkabildiği için belirtilerin yalnızca sigara öyküsüne göre değerlendirilmemesi önem taşıyor.
Sigara içmeyen kişilerde akciğer kanserinin fark edilmesi bazen gecikebiliyor. Öksürük ve nefes darlığı gibi belirtiler başka hastalıklarla ilişkilendirilebildiğinden, tanı süreci uzayabiliyor. Bu nedenle uzun süren veya giderek ağırlaşan şikâyetlerin hekim tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.
Akciğer Kanserinde Genetik Değişiklikler Tedaviyi Etkileyebiliyor
Sigara içmeyen bazı akciğer kanseri hastalarında, tümör hücrelerinin büyümesini ve çoğalmasını etkileyen genetik değişiklikler görülebiliyor. Bunlardan biri EGFR genindeki değişiklikler.
Bu tür moleküler değişikliklerin tespit edilmesi, hastalığın tedavisinde önemli bir rol oynayabiliyor. Tümörün özelliklerine ve hastanın klinik durumuna göre hedefe yönelik tedaviler, halk arasında “akıllı ilaçlar” olarak bilinen ilaçlar da dâhil olmak üzere farklı seçenekler değerlendirilebiliyor.
Bu nedenle uygun görülen hastalarda tümör dokusunun moleküler incelemesi, tedavi planının belirlenmesine katkı sağlayabiliyor. Ancak her hastada aynı genetik değişikliklerin veya tedavi seçeneklerinin bulunmadığı unutulmamalı.
Radon Gazı Akciğer Kanseri Riskini Artırabiliyor
Sigara içmeyen kişilerde akciğer kanseri riskini etkileyebilen çevresel faktörlerden biri radon gazı. Radon; renksiz, kokusuz ve radyoaktif bir gaz olup toprak ve kayalardaki doğal radyoaktif maddelerin bozunması sonucunda ortaya çıkıyor.
Dış ortamda genellikle dağılarak seyrelirken binaların içine sızması ve yeterince havalandırılmayan alanlarda birikmesi mümkün olabiliyor. Uzun süre yüksek radon düzeyine maruz kalmak, akciğer kanseri riskini artırabiliyor.
Türkiye’de 2014 yılında yayımlanan konutlarda radon ölçümlerine ilişkin teknik raporda, ölçülen evlerdeki ortalama radon yoğunluğu metreküp başına 81 bekerel olarak bildirilmişti. Bu tarihsel ölçüm sonucu, günümüzde Türkiye’deki bütün konutların radon düzeyini gösteren güncel bir ölçüm olarak değerlendirilmemeli.
Dünya Sağlık Örgütü, konutlarda radon için mümkün olduğunca düşük düzeyleri hedefliyor ve referans düzeyi olarak metreküp başına 100 bekerel öneriyor. Bu düzeye ulaşmanın mümkün olmadığı durumlarda ise 300 bekerelin aşılmaması öneriliyor.
Radon düzeyinin bölgeden bölgeye ve aynı bölgedeki binalar arasında değişebileceği unutulmamalı. Evinde radon riski bulunduğundan şüphelenenlerin uygun ölçüm yöntemleri konusunda uzmanlardan destek alması, yüksek değerler saptandığında ise profesyonel azaltma sistemlerini değerlendirmesi öneriliyor.
Hava Kirliliği ve Pasif İçicilik de Risk Faktörleri Arasında
Akciğer kanseri riskini etkileyen faktörler yalnızca sigarayla sınırlı değil. Hava kirliliği de özellikle akciğer adenokarsinomu açısından önemli çevresel riskler arasında yer alıyor.
Dış ortam hava kirliliğindeki ince parçacıklar ve diğer zararlı maddeler, solunum sistemi üzerinden sağlığı olumsuz etkileyebiliyor. Küresel araştırmalar, hava kirliliğinin akciğer kanseri vakalarının kayda değer bir bölümüyle ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.
Bunun yanında pasif içicilik de akciğer kanseri riskini artırabiliyor. Sigara dumanına evde, iş yerinde veya diğer kapalı alanlarda maruz kalmak, sigara kullanmayan kişilerin sağlığını da tehdit ediyor.
Risk oluşturabilecek diğer etkenler arasında asbest maruziyeti, kronik akciğer hastalıkları ve bazı hastalarda göğüs bölgesine uygulanan radyoterapi bulunuyor.
Sigara İçmeyenler Akciğer Kanserinden Nasıl Korunabilir?
Akciğer kanseri riskini azaltmak için alınabilecek önlemler, sigara içmeyen kişiler açısından da önem taşıyor. Uzmanların dikkat çektiği başlıca adımlar şöyle:
- Radon ölçümü yaptırın: Özellikle riskli bölgelerdeki konutlarda radon düzeyinin ölçülmesi, gerekli önlemlerin belirlenmesine yardımcı olabilir.
- Pasif içicilikten kaçının: Ev ve araç gibi kapalı alanları dumansız tutun.
- Asbest konusunda dikkatli olun: Eski binalarda asbest şüphesi varsa inceleme ve uzaklaştırma işlemlerini uzmanlara bırakın.
- Hava kirliliğini takip edin: Kirliliğin yüksek olduğu günlerde dış ortamda geçirilen süreyi ve yoğun fiziksel aktiviteyi azaltmayı değerlendirin. Uygun partikül maskeleri bazı parçacıklara maruziyeti azaltabilir ancak tüm kirleticilere karşı koruma sağlamaz.
- Belirtileri ihmal etmeyin: Uzun süren öksürük, kanlı balgam, açıklanamayan kilo kaybı, nefes darlığı veya göğüs ağrısı gibi belirtilerde sağlık kuruluşuna başvurun.
Uzun Süren Öksürük Varsa Doktora Başvurun
Akciğer kanseri erken evrelerde belirgin şikâyetlere yol açmayabilir. Bu nedenle özellikle dört haftayı aşan öksürük, kanlı balgam, giderek artan nefes darlığı ve göğüs ağrısı gibi belirtilerin değerlendirilmesi önem taşıyor.
Bu belirtiler her zaman kanser anlamına gelmez. Bununla birlikte kişinin sigara içmiyor olması, akciğer kanseri olasılığını tamamen ortadan kaldırmaz.
Uzmanlar, belirtilerin devam etmesi durumunda gecikmeden hekim değerlendirmesi yapılmasını öneriyor. Risk faktörlerinin bilinmesi, çevresel maruziyetlerin azaltılması ve uygun tıbbi değerlendirme, akciğer sağlığının korunmasında önemli rol oynuyor.

