ABD’de Güney Kaliforniya Üniversitesi (USC) araştırmacılarının gerçekleştirdiği yeni bir çalışma, Akdeniz diyeti ile hücreleri korumayla ilişkilendirilen iki protein arasındaki bağlantıyı ortaya koydu. Araştırmada, Akdeniz tipi beslenmeye daha fazla bağlı kalan yaşlı bireylerin kanında humanin ve SHMOOSE adlı proteinlerin daha yüksek seviyelerde bulunduğu belirlendi.
Zeytinyağı, balık, baklagiller, meyve ve sebze ağırlıklı beslenmeyi temel alan Akdeniz diyeti, uzun süredir kalp ve genel sağlık açısından faydalarıyla gündemde. Yeni araştırma ise bu beslenme modelinin hücresel yaşlanmayla ilişkili süreçlere nasıl eşlik edebileceğine ışık tutuyor.
Akdeniz Diyeti İki Proteinin Seviyesiyle İlişkilendirildi
Araştırmada, Akdeniz diyetine daha fazla bağlı kalan yaşlı kişilerin kanında humanin ve SHMOOSE proteinlerinin seviyelerinin daha yüksek olduğu görüldü.
Önceki araştırmalarda bu proteinler; hücresel işlevler, kalp-damar sağlığı ve Alzheimer gibi nörolojik hastalıklarla ilişkili süreçler bakımından incelenmişti. Ancak bu proteinlerin yüksek seviyelerde bulunmasının tek başına hastalıklara karşı koruma sağladığı sonucuna varılamıyor.
Çalışmada özellikle zeytinyağı, balık ve baklagil tüketimi ile humanin seviyeleri arasında bağlantı tespit edildi. Zeytinyağı tüketen ve beyaz ekmek ile şekerli yiyecekler gibi işlenmiş karbonhidratları daha az tüketen kişilerde ise SHMOOSE seviyeleri daha yüksek bulundu.
Oksidatif Stres Seviyeleri Daha Düşük Bulundu
Araştırmanın dikkat çeken bir diğer bulgusu, Akdeniz diyetine daha fazla bağlı kalan kişilerde oksidatif stres göstergelerinin daha düşük olmasıydı.
Oksidatif stres, vücutta serbest radikaller ile antioksidan savunma mekanizmaları arasındaki dengenin bozulmasıyla ortaya çıkabiliyor. Bu süreç, hücresel hasar ve yaşlanmayla ilişkili mekanizmaların araştırılmasında önemli bir başlık olarak değerlendiriliyor.
Araştırmacılara göre elde edilen bulgular, beslenme alışkanlıkları ile hücresel yaşlanma arasında bağlantılar olabileceğini düşündürüyor. Bununla birlikte, gözlemlenen ilişkilerin hangi mekanizmalar üzerinden ortaya çıktığının belirlenmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.
Bilim İnsanlarından Araştırmanın Sınırlarına Dikkat Çekildi
Araştırmada görev alan USC Gerontoloji Bölümü Öğretim Üyesi Roberto Vicinanza ve USC Leonard Davis Gerontoloji Okulu Dekanı Prof. Pinchas Cohen, bulguların beslenme alışkanlıkları ile hücresel işleyiş arasındaki ilişkinin anlaşılmasına katkı sağlayabileceğini belirtti.
Ancak araştırmanın sınırlı sayıda katılımcıyla yürütülmesi, sonuçların dikkatli yorumlanmasını gerektiriyor. Çalışma, Akdeniz diyetinin bu proteinleri doğrudan artırdığını ya da kalp hastalıkları ve zihinsel gerileme riskini kesin olarak azalttığını kanıtlamıyor.
Akdeniz Diyeti Sağlıklı Yaşlanmaya Katkı Sağlayabilir mi?
Sebze, meyve, baklagil, tam tahıl, balık ve zeytinyağı tüketimini öne çıkaran Akdeniz diyeti, dengeli beslenme modellerinden biri olarak kabul ediliyor. Yeni araştırma, bu beslenme biçiminin hücresel süreçlerle olası bağlantılarına ilişkin yeni sorular ortaya koyuyor.
Humanin ve SHMOOSE proteinlerinin beslenmeden nasıl etkilendiğinin ve bu değişimlerin uzun vadeli sağlık sonuçlarıyla bağlantısının anlaşılması için daha geniş katılımlı ve uzun süreli çalışmalara ihtiyaç duyuluyor.
Uzmanların değerlendirmesine göre araştırma umut verici bir bağlantıya işaret etse de Akdeniz diyetinin bu proteinler üzerinden koruyucu etki gösterdiğini söylemek için henüz erken.

