Ortadoğu’da tırmanan savaş, turizm sektöründe de endişeleri artırdı. Türkiye’nin komşusu olan İran’da başlayan çatışmalar özellikle sınır şehirlerinde turizm hareketliliğini ciddi şekilde etkilerken, Ege ve Akdeniz kıyılarındaki turistik merkezlerde şimdilik büyük bir kayıp yaşanmadığı belirtiliyor.
Turizm temsilcileri, savaşın uzaması halinde yaz sezonunun risk altına girebileceği uyarısında bulunurken, Ortadoğu ve Körfez ülkelerinden gelen turist sayısında düşüş yaşansa bile Avrupa ve Rusya pazarından gelen ziyaretçi sayısının artabileceği görüşünü dile getiriyor.
İranlı turist sayısı 3 milyonu aşıyor
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre İran, Türkiye’ye en fazla turist gönderen ülkeler arasında üst sıralarda yer alıyor. Rusya, Almanya, İngiltere ve Bulgaristan’ın ardından beşinci sırada bulunan İran’dan Türkiye’ye gelen turist sayısı 2025 yılında 3,3 milyona ulaştı. Aynı dönemde Ortadoğu ve Körfez ülkelerinden Türkiye’ye gelen toplam turist sayısı ise yaklaşık 8 milyon olarak kaydedildi.
Ancak İran’da başlayan savaş nedeniyle özellikle sınır şehirlerinde turizm ve ticaret faaliyetleri ciddi şekilde durma noktasına geldi.
Nevruz rezervasyonları iptal edildi
İran’da her yıl 21–24 Mart tarihlerinde kutlanan Nevruz Bayramı döneminde Türkiye’nin özellikle Van, Ağrı, Kars ve Şırnak gibi sınır illerine yoğun turist akışı yaşanıyordu. Bazı yıllarda yalnızca bu dönemde Türkiye’ye gelen İranlı turist sayısı bir milyonu aşabiliyordu.
Ancak bu yıl 28 Şubat’ta başlayan savaş nedeniyle Nevruz dönemine ait rezervasyonların neredeyse tamamı iptal edildi. Türkiye’den İran’a düzenlenen turistik turlar da aynı şekilde durduruldu.
Ayrıca İran ile Türkiye arasındaki uçuşların askıya alınması ve Kapıköy Sınır Kapısı’nda uygulanan giriş-çıkış kısıtlamaları bölge ekonomisini olumsuz etkiledi.
“Savaş nedeniyle turizm tamamen durdu”
Van merkezli turizm şirketlerinden Ayanis Tur’un satış ve pazarlama müdürü Onur Tunçdemir, savaşın turizm üzerindeki etkilerinin çok ağır olduğunu belirtti. Tunçdemir, özellikle Ramazan ve Nevruz dönemlerinin aynı zamana denk gelmesine rağmen turizm faaliyetlerinin tamamen durduğunu söyledi.
Tunçdemir, “Savaş öncesinde başlayan iptaller, çatışmaların başlamasıyla birlikte yüzde 100’e ulaştı. Önceden alınan ödemeleri iade etmek zorunda kaldık. İran ve Kuzey Irak’a düzenlenen turların neredeyse tamamı iptal edildi” ifadelerini kullandı.
Türkiye turizmde dünya dördüncüsü
Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü tarafından yayımlanan verilere göre Türkiye, 2024 yılında 56,7 milyon yabancı ziyaretçiyle dünyanın en çok turist çeken ülkeleri arasında dördüncü sıraya yükseldi.
2025 yılında ise Türkiye toplam turist sayısını 64 milyona çıkarırken, turizm gelirleri yaklaşık 65 milyar dolar olarak gerçekleşti. Türkiye’nin 2026 yılı hedefi ise yaklaşık 65 milyon turist ve 68 milyar dolar turizm geliri elde etmek.
Akdeniz ve Ege için henüz ciddi iptal yok
Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Kavaloğlu, savaşın Türkiye’nin önemli turizm merkezleri olan Antalya, İstanbul ve Bodrum gibi bölgeler için şu an ciddi bir risk oluşturmadığını ifade etti.
Kavaloğlu, bazı rezervasyonlarda geçici bir duraklama olduğunu ancak şu an için yoğun iptaller yaşanmadığını belirtti. Türkiye’nin en güçlü turizm pazarlarının Rusya, Almanya ve İngiltere olduğunu vurgulayan Kavaloğlu, bu ülkelerden gelen rezervasyonların beklendiği şekilde devam ettiğini söyledi.
Savaş uzarsa küresel turizm de etkilenebilir
Uluslararası danışmanlık şirketi Oxford Economics tarafından yapılan analizde, savaşın uzaması halinde 2026 yılında Ortadoğu’ya yönelik turist sayısının yüzde 11 ile yüzde 27 arasında düşebileceği öngörülüyor. Bu durumun küresel turizmde 23 ila 38 milyon turist ve 34 ila 56 milyar dolar arasında ekonomik kayba yol açabileceği ifade ediliyor.
Avrupa pazarı Türkiye’ye yönelebilir
Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği Başkanı ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet İşler ise küresel belirsizlikler nedeniyle Avrupalı turistlerin Körfez ülkeleri yerine Akdeniz destinasyonlarını tercih edebileceğini söyledi.
İşler’e göre Türkiye’nin güçlü turizm altyapısı ve kriz yönetimi tecrübesi, bu süreçte önemli bir avantaj sağlayabilir. Turizm sektöründe önümüzdeki 4-6 haftalık dönem ise 2026 yaz sezonunun gidişatını belirleyecek kritik bir süreç olarak değerlendiriliyor.
