Plastik, modern yaşamın neredeyse vazgeçilmez bir parçası haline gelmiş durumda. Ambalajlardan mobilyalara, giysilerden yapı malzemelerine, tıbbi ürünlerden otomobil lastiklerine kadar pek çok alanda yaygın olarak kullanılıyor. Ancak plastik tüketiminin çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkileri artık göz ardı edilemeyecek boyutlara ulaştı.
Doğaya karışan plastik atıklar; topraklara, nehirlere ve okyanuslara ulaşıyor. Zamanla mikroplastik ve nanoplastik adı verilen çok küçük parçalara ayrılan bu atıklar, ekosistemlere zarar veriyor. Günümüzde mikroplastikler yalnızca çevrede değil; canlı organizmaların, hatta insan vücudunun içinde bile tespit ediliyor.
Mikroplastik İnsan Vücudunda Tespit Edildi
Bilimsel araştırmalar, mikroplastiklerin kan dolaşımında, akciğerlerde, beyinde ve yeni doğan bebeklerin ilk dışkısında dahi bulunduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, plastik kirliliğinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu gösteriyor.
Küresel Plastik Tüketimi Hızla Artıyor
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı’na (OECD) göre, küresel plastik tüketiminin 2060 yılına kadar yaklaşık üç katına çıkması bekleniyor. Plastik ürünlerin ham maddesi olan petrol ve doğal gazın çıkarılmasından üretim, taşıma, geri dönüşüm ve bertaraf süreçlerine kadar her aşamada sera gazları, zararlı kimyasallar ve ince partiküller ortaya çıkıyor.
Bu emisyonlar hem küresel ısınmayı hızlandırıyor hem de insan sağlığı üzerinde doğrudan ve dolaylı etkiler yaratıyor.
Plastik İnsanlığa Kaç Yaşam Yılına Mal Oluyor?
The Lancet Planetary Health dergisinde yayımlanan yeni bir çalışmada, plastiğin insan sağlığı üzerindeki etkileri altı farklı senaryo üzerinden incelendi. Araştırmada, sağlık yükünü ölçmek için “DALY” (Engelliliğe Ayarlanmış Yaşam Yılı) ölçütü kullanıldı.
Araştırmacılar, 2016 yılında plastik kaynaklı emisyonlar nedeniyle dünya genelinde yaklaşık 2,1 milyon sağlıklı yaşam yılının kaybedildiğini hesapladı. Hiçbir önlem alınmaması durumunda bu rakamın 2040 yılında 4,5 milyon DALY’ye çıkabileceği öngörülüyor.
En iyimser senaryoda bile, daha az plastik kullanımı ve daha iyi geri dönüşüm uygulamalarına rağmen, 2040 yılında kaybedilecek sağlıklı yaşam yılı sayısının 2,6 milyon olacağı belirtiliyor.
Plastik, Hava Kirliliğinin Önemli Bir Kaynağı
Uzmanlara göre plastik, tüm yaşam döngüsü boyunca küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 4,5’ine katkı sağlıyor. Bu oran enerji ya da tarım sektöründen daha düşük olsa da, plastik kaynaklı sağlık yükü genel hava kirliliğinin önemli bir parçasını oluşturuyor.
Araştırmacılar ayrıca, veri eksikliği nedeniyle mikroplastiklerin ve plastikten sızan kimyasalların uzun vadeli sağlık etkilerinin çalışmaya tam olarak yansıtılamadığını vurguluyor.
Çözüm: Daha Az Plastik Üretimi
Bilim insanları, plastikten kaynaklanan sağlık risklerini azaltmanın en etkili yolunun yeni plastik üretimini düşürmek olduğunu belirtiyor. Gereksiz plastik ürünlerin üretilmemesi, çoklu kullanım sistemlerine geçilmesi ve tehlikeli kimyasalların tamamen yasaklanması gerektiği ifade ediliyor.
Bu hedefler doğrultusunda hukuken bağlayıcı, küresel bir plastik anlaşmasının hayata geçirilmesi öneriliyor. Ancak 2025 yılında Cenevre’de düzenlenen BM Plastik Zirvesi’nde, büyük petrol üreticisi ülkelerin itirazları nedeniyle yeni plastik üretimini sınırlayacak anlaşma hayata geçirilemedi.
